Günün Sözü :  İsviçere Yedibölük Köyü Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğinin Web Sitesine Hoşgeldiniz.Herşeyi Unutturmamak Adına    
Paşa Dede
Yedibölük Köyü

Kapat Anılarla Yedibölük

Kapat Ağıt

Kapat Geleneklerimiz

Kapat Köy Haritası

Kapat Köy Nufusu

Kapat Köy Resimleri

Kapat Köy Slayt

Kapat Köy Tarihi

Kapat Köy Videolari

Kapat Köyümüzün Ozanları

Kapat Semtlerimi

Kapat Sifonda İz Bırakanlar

Kapat Yedibölü Köyü Kültür Merkezi

Kapat Yetenekli Gençlerimiz

Kapat Şiran Köyleri

Dernek

Kapat Alevilik

Kapat Büyükler kampı

Kapat Dernek Duyuruları

Kapat Dernek Tüzükleri

Kapat Etkinliklerimiz

Kapat Eğitim

Kapat Gençlik Kampları

Kapat Görüş

Kapat Kuruluş Komitesi

Kapat Piknikler

Kapat Sanat

Kapat Tarihi Bilgilerimiz

Kapat Yönetim Kurulu

Kapat Öyküler

Sayaç

   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Takvim
Gazete
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
1 Katılımcı
Info
home.gifHoşgeldiniz www.yediboluk.com

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür,
ve bir orman gibi kardeşçesine...

Gif koy.gif



 

 


news.gifSon 5 Haber


HACIBEKTAŞ 'KERBELA' ÇÖLÜNE DÖNDÜRÜLDÜ - yapımcı: AbidinSari 30/08/2010 @ 12:53

HACIBEKTAŞ 'KERBELA' ÇÖLÜNE DÖNDÜRÜLDÜ
NEVŞEHİR'in Hacıbektaş İlçesi'nde, 257 bin TL'lik elektrik alacağını gerekçe göstererek yaklaşık 15 saat 5 içme su pompasının elektriğini kesen Meram Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (MEDAŞ)'a, bir protesto yürüyüşü düzenleyen vatandaşlar tepki gösterdi. Susuzluk nedeniyle sokağa inen vatandaşlar, MEDAŞ İlçe Müdürlüğü binasının önüne siyah çelenk bırakarak, protesto etti.
HacibektasSusuz.bmp

Yaklaşık iki gün önce elektrik borcunu gerekçe göstererek Hacıbektaş Belediye Hizmet binası başta olmak üzere araç ve malzeme bakım kademesinin elektriğini kesen MEDAŞ, son olarak ilçe genelinin içme suyunun sağlandığı Yanlızağa mevkiindeki su kuyusun su pompalarının elektriğini kesti. İlçeye su verilememesi nedeiyle vatandaşlar, su ihtiyaçlarını mahalle çeşmeleri ile gidermeye çalıştılar.

Hacıbektaş ilçe halkı, Ramazan ayı ortasında susuz kalma olayını protesto etmek üzere Cumhuriyet Meydanında toplandı. Yaklaşık bin kişilik topluluk ellerindeki, ‘Ramazan MEDAŞ'ın ceza ayı mı?’, ‘MEDAŞ sularımızı neden Ramazanda kesiyor?’, ‘Hacıbektaş halkına ceza, ilçe Kerbela’, ‘Halkın sağlığı ile oynanmaz, ölmek istemiyoruz’, ’Hacıbektaş’ı kimler boğmak istiyor’, ‘iktidar ve muhalefet neden var’, ‘ilçemizin dışında MEDAŞ'a borcu olan yok mu?’, şeklindeki pankartlar ve Hacıbektaş Kerbela olmayacak ve su istiyoruz şeklindeki sloganlarla Cumhuriyet meydanından başlayarak Nevşehir Caddesi boyunca yürüyerek MEDAŞ i lçe hizmet binasına geldi.

HACIBEKTAŞ'I CEZALANDIRICAĞINIZA TÜRK BAYRAĞI'NIN HALİNE BAKIN
Hizmet binası giriş kapısına üzerinde, “Hacıbektaş'ı boğmak isteyen MEDAŞ'ı kınıyoruz’, yazılı siyah çelengi bırakan Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu bina önünde dalgalanan yırtık bayrağa da tepki gösterdi. Selmanpakoğlu, “İşte MEDAŞ buna bakacak. Hacıbektaş'ı cezalandırmanın yollarını arayacağını,önce Türk Bayrağı’nın haline bakacak” dedi.

İstiklal Marşı eşliğinde Yırtık bayrağını Hacıbektaş Belediyesi’nden getirdiği yeni Türk bayrağı ile değiştiren Hacıbektaş Belediye Başkanı Selmanpakoğlu, daha sonra Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtına çelenk sunarak saygı duruşunda bulundu.

‘HACIBEKTAŞ KERBELA ÇÖLÜNE DÖNDÜRÜLDÜ’
Hacıbektaş Belediyesi'nin su motorlarının elektrik borcunu bahane ederek kestiğini dile getiren Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu, şunları söyledi: “MEDAŞ, hiçbir borcu olmadığı halde önce araç ve malzeme bakım kademesinin elektriğini kesti. Sonrasında yine borcu olmayan belediye hizmet binasının elektriğini kesti. 16 Ağustos Hacıbektaş Velmi Anma Kültür ve Sanat etkinlikleri öncesinde onarım yapıyoruz diye su motorlarının elektriğini bölüm bölüm keserek Hacıbektaş halkına düzenli su verilmesini önledi. Törende su kesintisi yapmaya zorlandı. 26 Ağustos tarihinde de insanlıkla bağdaşmayan bir anlayışla kimin kimden aldığı bilinmeyen talimatıyla olsa gerek, ilçeye su sağlayan su motorlarının elektriğini kesti. Ramazan ayında Hacıbektaş Kerbela Çölüne döndürüldü” diye konuştu.

Hacıbektaş Belediyesi'nin MEDAŞ'a su motorlarından kaynaklanan yasal faizi ve gecikme bedeli ile birlikte 257 bin 467 TL borcumuz var. Bu motorlarının aylık 30 bin TL elektrik masrafına 20 bin TL'lik taksit eklenmek suretiyle Hacıbektaş Belediyesi'nden ödeme isteyen MEDAŞ'ın bu beklentilerine kısıtlı imkanlara sahip olan Hacıbektaş Belediyesi'nin karşılık vermesi mümkün değil. Yaşanan tüm bu gelişmelere karşın Hacıbektaş Belediyesi olarak su motorlarının elektrik ücreti olarak 9 aylık zaman dilimi içerisinde 111 bin 800 TL'lik bir ödeme yapıldı. Elektrik Tüketim Vergisi olarak tahsil etmemiz gereken 45 bin TL. MEDAŞ'tan tahsil edilemeyince, MEDAŞ'a ödenen para da 156 bin 800 TL olmuştur. Her vatandaşın önce insan olması, sonra yaşamını sürdüren canlı olması nedeniyle sosyal devlet anlayışı içinde desteği ihtiyacı vardır. Nüfusu 5 bin 300 olan Hacıbektaş ilçesinin halkının ödediği su parası ve diğer gelirler yeterli değildir.Bizi boğmak isteyen ve Hacıbektaş'ı Kerbela'ya çeviren MEDAŞ'ın bu tutumunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.”

Daha sonra basın mensuplarının MEDAŞ'ın aldığı bu karardan geri adım atmaması halinde nasıl bir tablonun ortaya çıkacağına yönelik sorusuna cevap veren Selmanpakoğlu “MEDAŞ, Ramazan Bayramı sonuna kadar kapattığı elektriği açtı. Ancak Bayram sonunda borcun ödenmemesi halinde,tekrar keseceği müjdesini de verdi. Biz elektriksiz ve susuz kalmamak için her türlü yöntemi kullanacağız. Belediyenin gelirlerini artırma yoluna gideceğiz” diye konuştu.
Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR, (DHA) - Vatan - 28 Ağustos 2010




HACIBEKTAŞ'TA SUSUZLUK PROTESTOSU
Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde belediyenin Meram Elektrik Dağıtım Şirketi'ne (MEDAŞ), borcu nedeniyle ilçeye içme suyu dağıtan su motorlarının elektriği kesildi. İlçe halkı susuz kaldı. Hacıbektaş halkı da MEDAŞ'ın elektriği kesmesini protesto etti.

Belediyenin MEDAŞ'a olan yaklaşık 260 bin TL borcu nedeniyle içme suyu deposundaki motorları çalıştıran elektriği kesmesini protesto ekmek isteyen halk, Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu ile ilçe meydanında toplandı.

Ellerinde, ''Hacıbektaş halkına ceza, ilçe Kerbela'', ''Ramazan MEDAŞ'ın intikam ayı'', ''İktidar, muhalefet niçin var'', ''Hacıbektaş'ı kimler boğmak istiyor'' yazılı pankart taşıyan kalabalık, ''Hacıbektaş Kerbela olmayacak'' şeklinde slogan atarak, MEDAŞ binasına doğru yürüdü.

Bina girişine, üzerinde ''Hacıbektaş'ı boğmak isteyen MEDAŞ'ı kınıyoruz'' yazılı siyah çelenk bırakan kalabalık, bina önündeki direkte dalgalanan Türk bayrağını, ''eski ve kirli'' olduğu gerekçesiyle indirerek, İstiklal Marşı eşliğinde göndere yeni bayrak çekti.

Vatandaşlar, buradan ilçe meydanına yürüdü. Belediye Başkanı Selmanpakoğlu, meydandaki Atatürk Anıtı'na çelenk bıraktı.

Selmanpakoğlu, burada yaptığı konuşmada, içme suyundan elde ettikleri gelirin, elektrik borcunu ödemeye yetmediğini belirterek, ''Su motorlarının aylık gideri 30 bin liranın üzerinde. Belediyenin su gelirleri ise 20 bin lira. Buna rağmen borcumuzu ödemek için gayret gösteriyoruz. İlçe, ramazan ayında Kerbela çölüne döndü. Bizi boğmak istiyorlar'' diye konuştu.

-BAYRAM SONUNA KADAR SORUN ÇÖZÜLDÜ-
Öte yandan, Hacıbektaş Kaymakamı Mustafa Eldivan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Nevşehir Valisi Osman Aydın ile Ramazan Bayramı sonuna kadar sorunu çözdüklerini ve içme suyu dağıtan su motorlarına MEDAŞ tarafından yeniden elektrik verilmesini sağladıklarını açıkladı.

Eldivan, ''Halkımızın Ramazan Ayında ve bayramda mağdur olmaması için Valimiz Osman Aydın'ın girişimleri sonucu MEDAŞ Genel Müdürlüğü ile görüşüldü. Yapılan görüşmelerde ilçeye su dağıtan motorların elektriği yeniden verildi. Sorunun kalıcı çözümü için girişimlerimiz sürecek'' dedi.
STAR - 28 Ağustos 2010

... / ... Devamı...


Yedibölük Köyü Kültür Merkezi - yapımcı: İsviçre Dernek Yönetim Kurulu 14/08/2010 @ 21:20

YEDİBÖLÜK KÖYÜ KÜLTÜR MERKEZİ

Yedibölük Köyü Kültür Merkezi Yedibölük köyü kültür merkezi bir zorunluluğun, bir ihtiyacın sonucu olmuştur. Takriben 1994 başlarinda köye ilişkin ne yapılabilinir tartışmasından ortaya çıkan bir düşüncedir. Köy halkimizin yoğun yaşadiği İst. kartaldan mezar yerin alınması sorunun gündeme getirildi ve tartişması sonunda mümkünse toplu mezarlık yerin alinmasi Avrupa düzeyinde organize edilmesi tartişmasina parelel olarak gündeme getirildi.

Yoğun göç alan köyümüzün diğer bir sorunu olan köyümüzden meyda gelecek bir ölüm olayinda gurbetteki yakınlarının cenazalarina yetişmeleri sürecindeki zaman kayıbı tartışıldı; Bu tartışmada köyde bir morg ve aş evinin yapilmasi bir zorunluluk olduğu gerceği ile karşi karşiya kalindi. Gecen 10 sene sonra yani 2005 yılında İsviçre Dernek Genel Kurulunda 15.00.00 Fr. Köye morgün yapılması için aktrilmasi kararı çıkartıldı.

Ancak gerek yönetim kurulu, gerek üyeler bu sorunu kavramadığında sorun sürümceden kaldı. Diğer bir etkende elde bir projenin olmaması sorunu dahada anlaşılmamasına vesile oldu. Sonuçta bu parayı çıkartamadık. Bu sorun hiç gündemde düşmemesine rağmen 2010 yılında daha güçlü bir şekilde yeniden gündeme geldi. Ancak şimdi ellimizde bir proje haline gelmesi büyük bir avantaj, ve büyük bir kitle desteğı kazanması hepimizi memmün etmiştir.

Bu kültür merkezi köyümüz için bir gurur kanağı ve toplumumuz içinde bir ihtiyactır. Bu merkez köyümüzü örnek bir köy yapacağından bundan kimsenin kuşkusu olmasın. İnancim şudurki geri kalan projemiz ve ruyamiz olan birleşik köy projeside birgün gerçek olur. Bu ruyamızı geliştiren büyüten, katkısunan tüm duyarlı halkimiza, ve Köyümüze sevdalı gençlerimize çok teşekür ediyoruz. Ve sevgilerimiz iletiyoruz..


Kültür merkezimiz şu ihtiyaçlarimiza cavap verecektir

1: Morg cenazamizin yakınlarının uzaktan gelinceye kadar koruması sağliyacaktir. Ayrica çevre köylülerimizin morgumuzdan yaralanmasını sağliyacaktir.

2: Cenazamizi inancimizın gerektırdığı gibi yıkayıp defin işlemlerimizi gönül huzuru içinde kaldirilacaktir

3:Köyümüzün ve inancimizin olmazsa olmazi olan CEM ayini yapilması için cem evimiz olacaktır

4: Dişardan gelen misafirlerimize dinlenme ve yatma olanağı sağliyarak kadin ve erkek misafir odasi olacaktır.

5: Köy ihtiyar heyetinin temsili için Muhtarlık odasi olacaktır.

6::Cenaze ve diğer ihtiyaclarimizi karşılamasi için bir bakal dükeni olacak.

7: Köyümüzün kültürel dokusu ve tarim, elaletlerinde oluşan Köy müzesi odası olacak.

8: Toplantı ve yemek salonumuz olacak. Köy kavehansi şeklindede kulanıla bilinir.

9:Tüm derneklerimiz birleştirecek önümüzdeki süreçte yapılacakların örgütlenmesini sağlıyacak lokalımız olacak.

10: Köy halkımızın çeşıtli konularda eyitimi için kursiyel ve eğitim salonumuz olacak. Gençlerimizin el sanatları becerisini kazanmaları için bir gerekliliktir.

11: Kültür merkez binamizda birde Sağlık ocağımız olacak.


Önerilerimiz.

12: Köyümüzün yer üstü zenginliklerin araştırılması ve kulanılması için yetkili kurumlarla beraber üretim faliyetine geçmek için araştırma birimi kurulmalı.Yedibölük köyünde hayvancılık, tatlı su balığın üretimi, kuşburnu, elma, ceviz gibi vb.Bu olanakların yaratılması için köye dönüşü teşvik edilmeli bunun ön adımlarını atmalıyız.

13:Kültür merkezimiz dernekler üstü bir faliyet olmalı ve tüm köy halkimizi kucaklamalı. Bu faliyet tüm derneklerin desteğini almalı, Ve köyümüz birliğini beraberliğini mütlaka sağlamalı.

14: Kültür merkezimiz bir komisiyonla yola davam etmeli, komisiyon 7 kişiden oluşmalı Hatta mümkünce her mahleden insan içine almalıdır.

Düşünülen üç katlı binanin bizim bu ihtiyacimizi karşiliyacaktır. Elbette çevre düzenlemesi ve parklarda unutulmamalıdır.

Birliğimize ve beraberliğimize vesile olacak olan bu yapının bir komisiyon araciligi ile yönlendirmek zorundayız. Bu faliyetin kalici olması,ve tüm köy halkını kucaklaması için iyi bir kordinayıda sağlamak en temel görevlerimizden biri olarak görülmektedır.


Yedibölük Köyü Kültür Merkezi Komisiyonu

Yedibölük Köy Muhtarlığı

İsviçre Dernek Yönetim Kurulu

İstanbul Dernek Yönetim Kurulu

... / ... Devamı...


ŞERİATA DOĞRU ADIM ADIM:KIZ-ERKEK AYRI OKULLARA - yapımcı: AbidinSari 09/08/2010 @ 10:37

ŞERİATA DOĞRU ADIM ADIM:KIZ-ERKEK BAŞKA OKULLARA
PRENSiPLi BAKAN
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, ortaöğretimde kız ve erkek çocuklarının ayrı ayrı eğitim görmesini çağ dışılık olarak değerlendirenleri doğru bulmadığını belirterek, bu tür önerilerin uygulanmasında bir sakınca görmediğini dile getirdi. Çubukçu, “Bu meseleyi çağ dışılık, haremlik selamlık olarak değerlendirme her şeyden önce eğitimin planlanması acısından bilimsel değildir” dedi.

Çubukçu, ortaöğretimde kız ve erkek çocukların ayrı okullarda okuması fikrine prensipte karşı olmadığını dile getirdi. Muş-Bitlis ziyareti kapsamında Muş’a gelen Bakan Çubukçu, ortaöğretimin zorunlu bir eğitim olmadığını ve bu tür önerilerin uygulanmasında bir sakınca görmediğini ifade etti. Kız ve erkek çocuklarının ortaöğretimde ayrılmasına çağ dışılık değerlendirilmesi yapıldığını söyleyen Bakan Çubukçu, bu gibi değerlendirmeleri ise doğru bulmadığını vurguladı. Bakan Çubukçu, “Kız öğrencilerin bir okulda erkek öğrencilerin bir okulda okuması Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren uygulanmış bir projedir. Bu proje dünyanın her yerinde uygulanmış ve devam eden bir projedir. Bu meseleyi çağ dışılık, haremlik selamlık olarak değerlendirme her şeyden önce eğitimin planlanması acısından bilimsel değildir. Bu yaklaşımı doğru bulmuyorum. Ben bu düşünceye prensipte karşı olmadığımı da açıkça ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

SAYLAN’A NİYE TEPKİ GÖSTERMEDİLER?
Bu öneriyi Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı Başkanı Türkan Saylan’ın da gündeme getirdiğini iddia eden Bakan Çubukçu, “Türkan Saylan bu önerisini gündeme getirdiği zaman kimse ona tepki göstermemişti” dedi. (MUŞ)

ÖTEKİLEŞTİRME ZİHNİYETİNİN ÖRNEĞİ
Eğitim Sen yazılı bir açıklama yaparak, 26-30 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen Ege Bölge Çalıştayına “kız-erkek okullarının ayrılması” önerisinin getirilmesini eleştirdi. Önerinin, Çalıştaya İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından “kız çocuklarının okullaşması önündeki engellerin aşılması” gerekçesi ile sunulduğu hatırlatılan açıklamada, ayırma önerisi kente göçle gelenleri “ötekileştirme” zihniyetinin örneği olarak yorumlandı.

Açıklamada, “Eğitimde muhafazakarlaşmanın yeni bir adımı” olarak tanımlanan önerinin, “Kasım ayında gerçekleştirilecek 18. Milli Eğitim Şurası’nda tartışılacak mı” sorusu henüz netlik kazanmadı. Ege Bölge Çalıştayına Eğitim Sen temsilcisinin çağırılmadığı belirtilen açıklamada, sendikanın “çalıştay raporuna öneri ekleme” talebinin de kabul edilmediği bildirildi.
(Ankara/EVRENSEL) - 08.08.2010



KARANLIĞA YELKEN AÇAN AKP'NİN OKULLARDAKİ 2010 AÇILIMI
“Kız-Erkek Okulları Ayrı Olsun”
İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğünün “kız-erkek okullarının ayrılması” önerisi, çeşitli açılardan üzerinde durmaya değerdir. Bu öneri her şeyden önce eğitimde muhafazakârlaşmanın yeni bir adımıdır. Ayrıca bunun için öne sürülen gerekçe de son derece manidardır ve İzmir’de yaşayan yurttaşların bir kısmını ötekileştirmeye hizmet eder niteliktedir.

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, söz konusu öneriyi, eğitim sistemimizin geleceğine ilişkin önemli kararların alınacağı 18. Milli Eğitim Şurası kapsamında gerçekleştirilen Ege Bölge Çalıştayında gündeme getirmiştir. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Çalıştaya sunduğu raporda, ortaöğretime erişim ve devamın sağlanmasında bölgesel, kültürel ve geleneksel nedenlerden dolayı sıkıntı yaşandığına dikkat çekildikten sonra bu sıkıntının ortadan kaldırılması için kız ve erkek okullarının belirli bölgelerde ayrı ayrı kurulması önerisi dile getirilmiştir.

Önerinin basına yansımasının ardından açıklama yapma gereği duyan İl Milli Eğitim Müdürlüğü, “kente göçle gelenler”in kültürel nedenlerden dolayı kız çocuklarını okula göndermediklerini ve ayrı okul önerisinin bu kız çocuklarının okullaşması önündeki bu engelin aşılmasında etkili olabileceğini dile getirmiştir.

Kız ve erkek okullarının ayrılması konusu, zaman zaman okullarda artan cinsel istismar olaylarına karşı önlem olarak dile getirilmektedir. Gerek İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğünün dile getirdiği “kente göçle gelenlerin kültürlerinden kaynaklı engeller” gerekçesi gerekse de okullarda artan şiddet ile cinsel istismar olaylarının azaltılması gerekçesi, kız ve erkek okullarının ayrılması önerisin haklı çıkarmaya yetmemektedir.

Her şeyden önce “kültürel nedenlerden dolayı kız çocuklarının karma okullara gönderilmediği” iddiası, somut verilerle desteklenmediği sürece kente göçle gelen yurttaşların ötekileştirilmesine ve damgalanmalarına hizmet etmekten başka anlam taşımaz. “Kente göçle gelenler”in ne kadarı kız çocuklarını okula göndermemektedir ve bunların da ne kadarı “kültürel nedenlere” dayanmaktadır ki, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü buna dayanarak kız-erkek okullarının ayrılması önerisi yapabilmektedir. Buna verilebilecek somut, olgusal bir yanıt yoktur. Peki, öyleyse söz konusu öneriyi nasıl yorumlayabiliriz?

Mevcut iktidar döneminde Milli Eğitim bürokrasindeki kadrolaşmayı ve bu kadrolaşmaya hâkim olan dünya görüşünü göz önüne aldığımızda bu önerinin kadın-erkek mekânlarının ve uğraşılarının ayrılması doğrultusundaki muhafazakâr dünya görüşünün, ilköğretime kadar indirilmesiyle ilgili olduğu düşünülebilir. Bu gerçeği örtmek için öne sürülen “kente göçle gelenlerin kültürleri” gerekçesi de ülkemizde giderek artmakta olan ötekileştirmenin başka bir örneği olmuştur.
Saygılarımızla.
08.08.2010
Güven BOĞA
Eğitim Sen Adana Şube Başkanı

... / ... Devamı...


KAFA AYNI KAFA-KAYSERİ İĞDELİ KÖYÜNE ZORLA CAMİ - yapımcı: Yedibölük 31/07/2010 @ 23:52

KAYSERİ İĞDELİ KÖYÜNE ZOR CAMİ-KAFA AYNI KAFA
Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesine bağlı İğdeli köyüne cami yapılmak istenmesine karşı çıkılıyor.

Kayseri Alevi Kültür Merkezi Başkanı Rüstem Gümüş, dernek binasında düzenlediği basın toplantısında, İğdeli köyüne cami yapılması yönünde ısrarların sürdüğünü belirterek, köylülerin buna karşı çıkmasına rağmen bu konuda bazı girişimlerin devam ettiğini söyledi.

Alevilerin camiyle hiçbir problemi olmadığını ancak Alevilerin inancında ve kültüründe cami bulunmadığını vurgulayan Gümüş, şöyle konuştu:

'Alevilerin inancında ve kültüründe cami yoktur, cemevi vardır. Aleviler olarak inancımızı kimsenin sorgulamaya hakkı yoktur ve bu tür durumların karşısında duracağız. Cami yapılmak istenen İğdeli köyümüze sahip çıkacağız. Alevi çalıştayları düzenleyerek Alevilerin sorunlarını çözme iddiasında olan hükümete sesleniyoruz. Bu girişimleri Seçim yatırımı olarak görmekten vazgeçin. Eğer samimiyseniz, Alevi köylerine cami yapılması politikanızdan vazgeçin. Cemevlerimizi ibadethane olarak kabul edin ve Alevilerin üzerinden ellerinizi çekin.'

İğdeli Köyü Kalkındırma, Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Orhan Ceylan da Avrupa Alevi Federasyonu ile derneklerinin öncülüğünde köylerine yapılacak cemevinin temelinin 14 Ağustos'ta atılacağını söyledi.

Kendi kültürleri ve inançları doğrultusunda manevi değerlerini yaşatmak istediklerini belirten Ceylan, cemevi yapımı için başta Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki olmak üzere yardımsever Sünni ve Alevi kardeşlerinden yardım beklediklerini sözlerine ekledi.

igdeli_koyu.jpg

Alevilerden "Köylerimize Cami Yaptırmayın" Çağrısı

Kayseri Alevi Kültür Merkezi Başkanı Rüstem Gümüş, "Eğer sorunları çözmek istiyorsanız, Alevi köylerine cami yapılması politikanızdan vazgeçin" dedi.

Alevilerle ilgili yürütülen politikaya yönelik olarak açıklamalarda bulunan Başkan Gümüş, "Benim Kabem İnsandır" diyen Alevilerin kendine özgü yaşam biçimleri ve ibadetleri olduğunu hatırlattı. Gümüş, "Yüzyıllardır bu topraklarda farklı inançlarla beraber iç içe yaşamış olan Aleviler ne yazık ki tarihin birçok döneminde yok edilmeye ya da asimile edilerek mevcut anlayış içerisinde eritilmeye çalışılmıştır.

Osmanlı döneminde padişaha sunulan fermanlarda "Alevi köylerine acilen cami yapılmalı ve bu köylere şeriat konusunda bilgili ve azimli hocalar gönderilmeli" denmektedir. Günümüzde de aynı uygulamalar büyük bir gayretle devam etmektedir. Alevi köylerine zorla cami yaptırarak, zorunlu din dersleri uygulatarak, Alevilikte olmayan birçok uygulamayı Aleviliğin özü gibi göstererek ve bunun gibi uygulamalarla Alevilik katledilmeye çalışılmaktadır" şeklinde konuştu.

"ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ YAPILMASI POLİTİKANIZDAN VAZGEÇİN"

"Devlet Alevilere bir salkım üzüm uzatmıştır" diye konuşan Gümüş,
"Gözü aç, gönlü aç birçok unsur da bu salkımın çekiciliğinden midir, kendi zayıflıklarından mıdır, nedir bilinmez o salkıma uzanmaktadır. Hatta yarış etmektedirler. Devlet kuramlarının çeşitli rüşvetler karşılığında, yol ve altyapı yapımı gibi çeşitli sözlerle cami yapılması için baskı yapması kabul edilemez. Yapması gereken görevleri hak olarak değil de bir kültürün asimile edilmesi karşılığında yapması kesinlikle kabul edilemez. Alevi çalıştayları düzenleyerek Alevilerin sorunlarını çözme iddiasında olan hükümete sesleniyoruz. Alevilerin sorunlarını çözmek istiyorsanız eğer bu girişimleri seçim yatırımı olarak görmekten vazgeçin ve eğer samimi iseniz Alevi köylerine cami yapılması politikanızdan vazgeçin, cemevlerimizi ibadethane olarak kabul edin" dedi.
23 Temmuz 2010

... / ... Devamı...


DEVLETİN SÜNNİ YÜZÜ:BU KÖYDE NEDEN CAMİ YOK! - yapımcı: AbidinSari 29/07/2010 @ 11:02

DEVLETTEN KAKAKOÇAN'LI ALEVİ DEPREMZEDEYE SORU: KÖYDE NAMAZ KILINIYOR MU? NEDEN CAMİ YOK!
Kırgıl köyü yardım bekliyor
ELAZIĞ’da 8 Mart 2010’da gerçekleşen depremin ardından, depremden etkilenen Karakoçan’a bağlı Kırgıl köyü sakinleri halen yardım bekliyor.
ELAZIĞ’da 8 Mart 2010’da gerçekleşen depremin ardından, depremden etkilenen Karakoçan’a bağlı Kırgıl köyü sakinleri halen yardım bekliyor. 20 hanelik köyde Kızılay’a ait 9 adet deprem çadırı bulunuyor.

CAMİ VE NAMAZ SORGUSU
Yaşanan deprem trajedisinin ardından köylüler, evlerinin yıkık ve hasarlı olduğunu il bayındırlık müdürlüğüne bildirdiklerini ancak köye gelen iki farklı mühendis heyetinin yapılan incelemelerde hasarlı olan kerpiç evlerin yerine ev yapma raporunu onaylamadıklarını belirtiyorlar. Köye gelen birinci heyetin köylülere bu köyde namaz kılınıp kılınmadığını ve neden camilerinin olmadığını sorduklarını ve açık bir ayrımcılık sergilediklerini söyleyen Kırgıl köyü sakinleri bunun üzerine evlerini kendi imkanlarıyla onarmaya çalışmış.

Ev yapma raporunun verildiği 5 evin sakinleri ise yaklaşık 5 aydır yıkılma tehlikesi taşıyan kerpiç evlerinde yapılacağı söylenilen evlerini bekliyor. Kızılay’ın çadır verdiği köylüler ise olası bir depremde can güvenliklerinin olmadığını söylüyor, sıkıntılarının bir an önce giderilmesini istiyor. Kendilerine yakın olan sunni köylere yardımları yapıldığını, alevi köylerinin ise depremden öncede hizmet göremediğini savunan köylüler,
“Bize yakın sunni köylere kadar yollar asfalt, ancak sonraki alevi köylerinin yolları yaklaşık 60 yıldır çakıllı ve bozuk” diyorlar.

DAVA AÇTILAR
Yaşanan depremin ardından bir süre çadırda kaldıklarını ve çadır yardımı dışında devletten herhangi bir yardım alamadıklarını söyleyen Hasan Demirel Elazığ İl Afet Müdürlüğü’ne başvurmuş. İl Afet Müdürlüğü’nün son çare olarak dava açması gerektiğini söylemesi üzerine Karakoçan Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açtığını ifade eden Demirel süreci şöyle anlatıyor;
“Kişi başına 400 lira harç parası yatırdık. Karakoçan sulh hukuktan hakim ve bir mühendis geldi incelemelerde bulundu, evimizin 50 yıllık kerpiç ev ve depreme dayanıksız olduğu sonucuna vardılar. Ancak bu mahkemenin verdiği sonuç geçersizmiş, Bölge İdare Mahkemesi’nde dava açmamız gerekiyormuş. Tekrar mühendis gelip bakabilir dediler, gelirse 1000 lira gelmezse 90 lira verecekmişiz. Bu parayı verebilecek güçte değilim.”

EVDE KALMAYA DEVAM EDİYORLAR
Güzel Aydemirel 7 çocuğuyla derin çatlakları olan kerpiç bir evde yaşıyor. Kendilerine ait toprakları olmadığı için başkalarının toprağını ekerek geçindiklerini söyleyen Aydemirel
“Evimizdeki çatlakları kendi imkanlarımızla sıvadık. Alt katta ki evi ayakta tutan kütüklerde de derin çatlaklar var, ev bahçeye doğru kaymış durumda. Samanlık ise tamamen yıkıldı. Biz köylüyüz, fakiriz camii yapmaya gücümüz yok, gücümüz olsaydı kendimize ev yapardık. Çocuklarımdan birini çobanlık yapması için gönderdim. Bize bir tane çadır verdiler bu evde kalamayacağımız için, çocuklarımdan ikisi o çadırda kalıyor bizde bu evde kalmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

Gülbeyaz Duman Hatay’da yaşıyor, depremden sonra yaşlı annesini almak için köye gelmiş, evin oldukça hasarlı olduğunu görünce yıkılmamasının annesi için bir şans olduğunu belirtiyor. Yıldırım
‘Ev kalınacak gibi değil. Çatlakları yapabildiğimiz kadar onarmaya çalıştık. Annemi İzmir’e götürdük orada tedavi oluyor. Köyümüze gelip kalmak isteriz ama, artık kalacak bir yerimiz yok. Yenisini de inşa edecek güçte değiliz. Bu ev bir deprem daha olursa yıkılır” şeklinde konuştu.
Melek Zeytin - (Elazığ/EVRENSEL) - 25.07.2010

... / ... Devamı...



GÜMÜŞHANE ili ŞİRAN ilçesi YEDİBÖLÜK köyü SLAYT

Üye Girişi

Tekrar Giriş Yap
---

Kullanıcı Adı:

Gizli Kodunuz (Şifrenizdir - Kimliğinizle Bağlantılı- Unutmayınız)

Yeni Mesajlar

 Üye Sayısı 104 üye


Bağlı Kullanıcılar

( Hiçkimse )
Anket
Sitemizi Nasıl Buldunuz.
 
Iyi
Daha iyi olabilir
Normal
Olumsuz
Sonuçlar
Alevilerin Sesi
Güncel Haber





Editör Köşesi
Kemal.jpg
Kemal Demirci

Abidin.bmp

Abidin Sarı
RSS Güncel Haber
^ Top ^